Araştırma

Şimdinin Gücüne Karşı Odysseus Anlaşması

Günlük yaşantımızda, çoğu işi ertelediğimiz ya da bize faydası olmayan şeyleri kullandığımız olmuştur. Örneğin düzenli olarak spor yapmayı aksatmak, ders çalışmamak için bahaneler üretmek, elinizdeki dondurmayı yememeniz gerektiği halde aksini yapmak, verilecek örneklerden sadece birkaçıdır.

Peki neden bunları yapıyoruz? Sebep olan şey ne? Cevabı basit: Şimdinin gücü. Gelin konuyu biraz açalım.

Okuduklarıma göre: 2008 yılındaki ABD ekonomisi çok büyük bir çöküş yaşamış. Bunun sebebi ise evlere gelen faiz oranının ilk birkaç yıla göre tavan yapmasıymış. Durum böyle olunca ev sahipleri gereğinden fazla borçlanmışlar. Bu yüksek miktardaki ödemeyi yapamadıklarından bir milyona yakın eve haciz gelmiş. Bu durumdan nasibini yalnızca ev sahipleri değil, krediyi veren kuruluşlar da ileride ödenmeyecek krediler pazarlayarak almışlar.

Bu örneğin konuyla alakası ise şöyle: İnsanlar “şimdinin gücü” ne kapılarak kredi ile anında ev sahibi olabiliyorlar. Üstelik onlara daha sonra ödeme imkanı sunuluyor. Bu fırsat ise beyinde anında memnuniyet isteyen nöral ağlara kusursuzca hitap ediyor.

Çoğu kez bu durumu benim de farklı biçimlerde yaşadığım olmuştur. Örneğin ders çalışmam gereken zamanda Whatsaap’dan gelen mesaj yüzünden “Şimdi baksam ne olacak?” diyerek kendimi İnstagram’da bulduğumu hatırlarım 🙂

Böyle bir durumda Odysseus Anlaşması’nı uygulamakta fayda var. Peki nedir bu anlaşma? Biraz hikayesinden söz edeyim.

Yunan mitolojisinde Odysseus, İthaka kralıdır. Truva Savaşı’nın kazanmış ve yurduna dönmektedir. Ancak bu uzun yolculukta gemicilerin aklını başından alan,büyüleyici güzellikte şarkılar söyleyen Sirenler’in adasının önünden geçeceğini fark eder. Ne yazık ki, gemiciler Sirenler’in adasına yaklaşırsa gemileri kayaya çarpıp paramparça olur. Odysseus ise Sirenler’i görmek için karşı koyulamaz bir istek duyuyordur. Ancak kendisinin ve tayfasının ölümüne neden olmak istemiyordur. Bunun için bir plan yapar. Adamlarına, kendisini geminin direğine çok sıkı bir şekilde bağlamalarını, kendilerinin de kulaklarını bal mumuyla tıkamalarını emreder. Tüm çırpınmaları ve yalvarmalarının görmezden gelinmesi üzerine sıkıca tembihte bulunur.

Odysseus, bu planı sayesinde yanlış bir şey yapmayacağını biliyordu. Şimdi’sini feda ederek geleceğini güvence altına almıştı. Bu yüzden kendimizle yaptığımız minik pazarlıklar Odysseus Anlaşması olarak anılır.

Benim ise dersime odaklanabilmek için uyguladığım Odysseus Anlaşması telefonumu 3-4 saatliğine anneme ya da babama vermek. Bu şekilde kafamı kurcalayan bir dış etken bulunmuyor.

Daha verilecek birçok örnek bulunmakta. Bu anlaşmanın biraz farklı bir uygulamasında, insanlar verdikleri sözün üzerinde durmazlarsa bir kuruluşa para bağışında bulunuyorlar. Hatta bir kadın, Ku Klux Klan için yüklü miktarda bir çek yazmış ve tek bir sigara dahi içerse, arkadaşına bu çeki vermesi gerektiğini söylemiş.

Tüm bu örneklerin ortak noktası ise gelecekte istenmeyen şeylerle karşılaşmamak için, şimdinin gücüne karşı koymaktır. Odysseus Anlaşması burada, hepimizin farklı koşullarda farklı insanlar olduğunu hatırlatır.

Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Geceye bu müziği ekleyerek, yazımı sonlandırıyorum. Anlaşmayı, hayatlarımızda uygulayabilmek dileğiyle…

 

 

 

Kaynak: David Eagleman/Beyin

 

 

Belki hiçbir şey. Var olmakla meşgul...

4 Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir