Araştırma

Bi’ Kahve?

Kahve: Modern kültürün milli içeceği. Sınav,iş veya tempolu günlerin kurtarıcısı. Benim ise sudan sonra en çok tükettiğim (kararıyla tabii) içecek. Bu yazımda kahvenin beynimizdeki rolünü ve vücudumuzdaki etkisini araştırdım. Keyifli okumalar 🙂

Kahve üzerine yapılan çoğu araştırmada kahvenin içerisindeki psikoaktif bir madde olan kafein üzerine durulmakta. Kafein, günlük hayatımızda çoğu yiyecek ve içecekte karşımıza çıkıyor. İçerdikleri miktarlara göre bakacak olursak en temel kaynakları; kahve çekirdekleri, bitki çayları ve kakao çekirdekleri şeklinde sıralanabilir.

Kafein, daha az yorgun ve daha enerjik hissetmemizi sağlıyor. Şimdi kahvenizi elinize aldığınızı farz edin ve vücudunuzda neler olacağı hakkında konuşalım. İlk olarak o müthiş kokuyu içinize çekiyor ve tüm benliğinizle hissediyorsunuz. Araştırmalara göre kahve kokusu stresi azaltıyor. (Kahve hazırlamadan önce ben de bunu sık sık uyguluyorum ve bence işe yarıyor 🙂 ) Kahvenizi içtikten sonra 5-10 dakika içinde emilmeye başlıyor ve bu emilim yaklaşık 45 dakika içinde tamamlanıyor. En fazla 120 dakika içinde de kafein seviyesi kanımızda en üst düzeye ulaşmış oluyor. Daha sonra ise vücudumuzdaki dokulara ve hücrelere hızlı bir şekilde yayılıyor. Bu dağılımda %80 oranıyla en çok beyin etkileniyor. Çünkü kafeinin en çok konuşulan ve en etkili olan yeri beynimiz.

Peki kahve beynimizi tam olarak nasıl etkiliyor? Nasıl daha dinç hissediyoruz?

Eğer uyanıksanız, merkezi sinir sisteminde yer alan adenozin adlı bir kimyasal madde beyninizde birikir. Bu molekül “adenozin reseptörleri” ne bağlanır. Reseptörlerde ne kadar çok adenozin birikirse o kadar yorgun hisseder ve uyumak istersiniz. Şayet uyumak için yatağınıza girdiğinizde bu adenozin yoğunluğu azalmaya başlar. Bu da sizin uyanıklığınızın yavaş yavaş artmasını sağlar.

İşte burada kafein molekülü ile adenozin molekülü benzerlik gösteriyor. Beynimizdeki reseptörlerde kafein bulunduğu zaman, adenozinle arasındaki fark ayırt edilemiyor. Bu sayede adenozinin sakinleştirici etkisi azalıyor ve kafein molekülü sayesinde daha dinç ve enerjik hissediyoruz.

Ancak sürekli,fazla kafein alındığı zaman beyin daha fazla adenozin reseptörü üretmeye başlıyor. Yani bir daha ki seferde dinç hissetmek için daha fazla kafein ihtiyacı duyuyorsunuz. Bu yüzden kahveyi bırakmaya çalıştığınızda ya da içmeyi aksattığınız zaman, eskisine göre daha yorgun hissedebilir; baş ağrısı, depresyon gibi olumsuz semptomlarla karşılaşabilirsiniz. Bu durum,birkaç gün içerisinde adenozin alıcılarının kaybolması ile yok oluyor ve vücudunuz tekrardan eski haliyle uyum sağlamaya devam ediyor.

Şimdi ise kahvenin sağlığımız üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerine gelelim.

Yapılan araştırmalara göre kahve, alzheimer, parkinson, tip 2 diyabet,astım atakları, bazı kanser türleri gibi önemli sağlık sorunlarına karşı koruyucu. Ayrıca yağ yakımında etkili ve metabolik hızı %3-11 oranında arttırabileceği söyleniyor. Bir fincan kahvedeki vitaminlere bakacak olursak: B2 vitamininin %11, B5 vitamininin %6 , manganez ve potasyumun %3, niyasin ve magnezyumun %2’sini karşılamakta. Bu vitaminlerin ise günlük olarak alınması tavsiye ediliyor.

Kahvenin olumsuz yönlerine gelince karşımıza mide asiditesini arttırma ( bağlantılı olarak gastrit, reflü gibi şikayetler) vitamin-mineral emilimini engelleme, anemi, kalp atışı ve tansiyonun yükselmesi gibi sorunlar karşımıza çıkıyor.  Uyku zamanına yakın kahve içilmesi ise uykusuzluğu doğuruyor. Uyku durumunu etkilememesi için yaklaşık 8 saat önceden içilmesi gerek. Kahvenin fazla alınması durumunda doğrudan ya da dolaylı olarak stres artışı görülüyor. Ancak kararında alınırsa (100mg\günlük) kafeinin keyif verme,sosyaliteyi  arttırma ve psikolojik açıdan destekleyici etkileri bulunmakta.

Buraya anlattıklarımı açıklayacağını düşündüğüm bir video ekledim. Türkçe alt yazı mevcut.

 

 

Ben yazıyı yazarken bir fincan Türk kahvesini çoktan tükettim bile. Kararında kullanıldığı zaman çoğu yiyecek ve içecek  sağlığımız için faydalı olabiliyor. Ne de olsa azı yarar, çoğu zarar.

 

Eee o zaman…

 

Bi’ kahve?

 

Kaynaklar: http://www.healthline.com/nutrition/top-13-evidence-based-health-benefits-of-coffee#section3

Popular Science Mayıs 2017 dergi

 

Belki hiçbir şey. Var olmakla meşgul...

10 Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir