Dijital Günlüğüm,  Motivasyon

Bilmediğim Şeyler Defteri

“Bilmediğim şeyleri öğrenmek için yazıyorum.” Italo Calvino

Bu sabah egzersiz  yapmak için dışarıya çıkmıştım. Yaşadığım yer doğayla bütünleşmiş bir konumda. Nereye baksan yeşilliği, gökyüzünün maviliğini görebilir,tabiat ananın sesini duyabilirsin.Birkaç ısınma hareketinden sonra koşmak için oradan ayrılıyordum ki bir mantar gördüm. Acaba bu mantar zehirli midir diye düşündüm. Zehirli ise mantarlar neden zehirlidir diye sormaya başladım bu sefer. Bunu araştırmam gerektiğini fark etmiştim. Sonra dedim ki neden “Bilmediğim Şeyler Defteri” oluşturmuyorum. Bu sayede tüm merak ettiğim şeylerin cevabını (en azından sadece cevaplanabiliyor olanları) bir arada görebilecektim.

Bu benim oluşturmuş olduğum bir fikir değil. Richard Feynman’a ait. 8.sınıfta bunu yapıyordum, fakat Feynman’ın da uygulamış olduğunu Barış Özcan’ın “Feynman Tekniği ve Ötesi” adlı videosunda öğrendim. Ama o zamanki üşengeçliğimden olsa gerek devam etmeye cesaret gösteremedim.

Feynman’ın kim olduğunu bilmiyorsanız kısaca bahsedeyim. Kendisi 20.yüzyılın en önemli fizikçilerinden. Kuantum mekaniği, kuantum elektrodinamiği,nanoteknoloji gibi birçok bilimsel konular üzerinde çalışma yapmış ve Nobel Ödülü kazanmış bir deha. Öğrencilik yıllarında Princeton Üniversitesi’nin sınavlarına hazırlanırken boş bir deftere şunları yazmış: Bilmediğim Şeyler Defteri.

Richard Feynman

Benim görüşümle, asıl amaç boş sayfaları bilgilerle süslemek ve kendimize de bir şeyler katmak. Fakat sadece var olan bilgiyi kağıda dökmek bizim için pek bi’ fayda sağlamaz. Onu kendi yorumumuzla da donatmalıyız. Bunu yaparken de konuyu olabildiğince, en basit şekilde yapmamız gerek. Çünkü ona göre bir şeyi basitçe açıklayamamak konunun yeterince iyi anlaşılmamış olması demektir.

Bilmediklerimizi boş bir deftere aktarma işini bir adım daha ileri götürüp; ayna karşısında, öğrendiklerinizi sunum edasında anlatmak da güzel bir öneri. Ama o da bir yere kadar sürüyor,çünkü tüm bilgiler yine size kalıyor. İşte Barış Özcan’ın da videosunda bahsettiği kısma geldik: Öğrenmek için öğret!

Bilimsel açıdan da kanıtlanmış bir gerçek ki, öğrendiklerimizi başkalarına; arkadaşlarımız,ailemiz vb. anlattığımız zaman kalıcılığı artıyor. Üstelik karşıdakine de bir faydamız dokunuyor. Konfüçyüs’ün de dediği gibi:

“Ben sana bir elma versem, sen bana bir elma versen, bende bir elma, sende bir elma olur. Ben sana bir bilgi versem, sen bana bir bilgi versen, bende iki bilgi, sende iki bilgi olur.”

 

2018 yılında bu defteri düzenli olarak doldurmak istiyorum. Her gün olmasa da, iki günde bir şeklinde olabilir. Böylece tüm sorularımı biriktirmiş olurum.

Çoğu sorumun yanıtı olmayacak belki,biliyorum. Fakat bizler de bilinmeyenlerin merdivenine tırmanmak, cevaba ulaşmak için sormuyor muyuz zaten?

Sormaktan ve sorgulamaktan vazgeçmeyin. Çünkü:

“Muhteşem bir şeyler, bir yerlerde keşfedilmeyi bekliyor.”

Carl Sagan

 

Belki hiçbir şey. Var olmakla meşgul...

6 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir