Onlar.

Gıcırdayan bodrum kapısını yavaşça aralayarak açtı. Soğuktan titreyen çelimsiz ayakları rüzgarın yaladığı merdivenlerin yolunu tuttu. Hafif ağırlıktaki kaset çalarıyla güçle tırmanıp; pek, hatta hiç uğranmayan evin çatısına ulaştı. O anda dünyayı algılamaya çalışan buğulu kahverengi boncuk gözleri sonuna kadar açıldı. Gördüğü muazzam manzara karşısında bir şeyler söylemek yerine susmayı tercih etti. Güneşin, dünyadan elini ayağını …

2.yıl

Zaman bu kadar hızlı akıp giderken; beni yansıtan, kendimi anlamamı sağlayan, farklı bakış açıları ve yeni insanlar kazandıran, bazen ilgi göstermeyi unutsam dahi başkalarına bi’ nebze de olsa ilham olan, birlikte büyüdüğüm bir arkadaşım, bloğum olduğu için epey mesutum. Tam da bugünle birlikte 2 yılı geride bıraktık.

Sâhi, neyin?

Arka planda Mozart, Beethoven gibi büyük sanatçıların eserleri çalıyor. Ruhum bi’ hoş oluyor böyle anlarda. İstemsizce umut ve hüznün bir arada olduğu duygu karmaşası içinde kayboluyorum. Parça Piano Sonata No.14. Dinlerken bilinçaltımda varoluşsal kaygı ve boşluğu sorgulamaktan alı koyamıyorum kendimi. Gerçi çok da yapamıyorum bunu son zamanlar.