Dijital Günlüğüm

Bol Kremalı, Sürpriz ve Eğlence Dolu Bir Gece: Pijama Partisi

Herkese selam! Geçen hafta, pazartesi günü dört kişi buluşmak üzere sözleşmiştik. O gün için  planlarımız gayet normaldi. Sonrasında aniden Baharlarda kalma kararı aldık ve gün güzel bir pijama partisi ile sonlandı. Öncelikle günün önemi için krem şantiye ve telefon şakalarımıza kanan arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Biz cidden çok eğlendik. Bu yüzden o gün neler yaptık, neler oldu ve nasıl geçti bunları burada anlatmak istedim. Eğer arkadaşlarınızla pijama partisi yapma gibi bir planınız varsa bu yazı işinize yarayabilir. Yani umarım öyle olur. 🙂

Yaz tatiline girdiğimiz için (şükürler olsun) Bahar Fethiye’ye gelmişti. Kendisi İstanbul Erkek Lisesi’nde okuyor. Ortaokuldan beri de arkadaşım. Biz de durur muyuz hemen buluştuk. Tabii ki Selin ve Buse de yanımızdaydı. Önce acıkan karınlarımızı doyurduk. Sonra da kahve içmeye karar verdik.

Bulunduğumuz ortamda Buse ve Bahar için biraz gıcık tipler vardı. Üstelik eğlence arıyorlardı. Biz de Selin ile zavallılar olarak oturmuş, hayatı sorgular gibi kahvelerimizi içiyorduk. Neyse ki çocuklar kalktılar ve biz de başımız belaya girmeden farklı bir mekana geçtik. Tatlı yiyelim tatlı konuşalım diyerek tiramisu söyledik. (Fark ettim de ne kadar aç insanlarmışız ya.) Malum öğrenci olduğumuzdan Bahar ile tek tatlı iki kaşık önümüzdekileri süpürdük. Eğlencemiz yerindeydi ve o sırada uno, jenga, tabu gibi oyunlar oynadık. Eve gitmek için ayrılmam gereken saatin yaklaştığını biliyordum. Bahar o sırada “zaten az görüşüyoruz, ailenden izin alıp bizde kalsan olmaz mı?” diyerek bir öneride bulundu. Ben de bu teklifi mantıklı buldum. Çünkü o akşam annem ve babam yemeğe çıkacak kardeşim de arkadaşında kalacaktı. Yani evde yalnız kalmamın bir anlamı yoktu. Ailemden iznimi aldım. Sadece iki kişi çok eğlenmeyiz düşüncesiyle Bahar aynı soruyu Buse ve Selin’e de yöneltti. Selin maalesef gelemiyordu. Neyse ki Buse’nin annesinden Bahar’ın müthiş ikna edici yeteneğini kullanarak izin almayı başardık.

İşte takım. Hepimizin bir arada olduğu ilk ve son andı. Gördüğünüz gibi açlığımız masaya yansımış, kusura bakmayın. 🙂

Kendimizi Migros’a attık ve aklımıza ilk olarak krem şanti almak geldi. Neden diye soracak olursanız bundan 2 sene kadar önce yine Baharlarda (ama farklı kişiler ile) pijama partisi yaparken evi marşmelovlar ile doldurmuştuk. Buradaki amacımız en çok marşmelovu ağzına tıkan kişi olmaktı. (Ben iki tanesini zor sığdırırken Bahar’ın beş taneyi hallettiğini biliyorum, ne günlerdi be.) Biz de bunu bu sefer farklı bir versiyon olan krem şanti ile yapalım dedik. Ama bu seferki amacımız daha farklıydı : Krem şantiyi ceza olarak kullanmak.

Alacaklarımızı aldık ve Migros’tan ayrıldık. Ben kendime Nazım Hikmet’in  “Henüz Vakit Varken Gülüm” adlı şiir kitabını almıştım. Görünce duramadım n’apayım. 😀 Eve sohbet ederek vardık. Aklımızda geceyi güzel geçirecek üç şey vardı:

1-) Arkadaşlarımıza telefon şakası yapmak.

2-) Krem şanti cezalı doğruluk cesaretlik oynamak.

3-) Cips ve kahve dolu bir gece geçirmek.

Saat çok geç olmadığı için elimizi yüzümüzü kremaya bulaştırmayalım dedik ve rehberlerimizden numaralar seçmeye başladık. Aklıma iki kişiyi aynı anda özel numaradan arayıp konuşturmak geldi. Ve yaptık da. 😀 Ortaokuldan sınıf arkadaşlarımız olan Alihan ve Burak’ı seçtik. Gerçekten gecenin en komik yerlerinden biri burasıydı. Aralarındaki diyalog şu şekildeydi :

Alihan : Alo

Burak  : Efendim kardeşim.

Alihan : Oğlum beni neden özelden arıyorsunuz yeter ya kaçıncı bu, kimsin sen?

Burak : Asıl sen neden beni özelden arıyorsun?

Alihan : Burak sen misin o ya?

Burak : Aaa Alihan!

Alihan : Neden beni özelden aradın oğlum?

Burak : Asıl sen beni aradın.

Alihan : Neyse ya kanka nasıl gidiyor, salı günü halı saha maçı yapalım mı?

Burak : Olur kanka ayarlarız.

Alihan : Neyse görüşürüz, kapat.

Burak : Hadi bye.

Konuşma bu kadar kısa değildi fakat aklımda kalan başlıca diyologlar bunlar. 🙂

Akşam yemeğimizi yedik ve artık doğruluk-cesaretlik oynamaya başlayalım dedik. Tek bir kural vardı, o da denilen her şeyi yapmak. Zaten yapamayınca yiyeceğimiz cezayı biliyorduk. İlk soruyu Bahar’a yönelttim. (Eğlence amacıyla en çok cesareti seçmiştik.) Ondan ortaokuldaki 8/f grubuna rap tarzındaki bir şarkıyı opera yaparak söylemesini ve sonra da bunu ses kaydı olarak gruba göndermesini istedim. İlk başta gayet güzel gidiyorduk, yapacaktı. Fakat sonra nasıl rezil olacağını anladı ve krem şantiyi suratına yemeye razı oldu. 😀

Daha sonrasında Bahar Buse’den bir şey yapmasını istedi. Ne yapacağını beraber düşündük ve buzdolabındaki üçüncü raftan beş tane yiyeceği seçmesini, bunların hepsini karıştırdıktan sonra da bir kaşık yemesini istedik. O da ilk başta yapıyor gibiydi fakat iğrenç bir karışımı yemek yerine bol şekerli bir kremanın yüzüne sıvanmasını tercih etti.

Sonra geldik bana… Kremanın yüzümde yaratacağı o tuhaf hissi cidden tatmak istemiyordum. Benden dışarıya çıkmamı, birini durdurup Ezhel’in Şehrimin Tadı şarkısını söylememi istediler. Tabii ben de hemen kabul ettim. Her şeyi yapmaya hazırdım. Bunu yaparken saat 23.00 civarıydı.

Çok samimi bir kişiydi, durumu gayet normal karşıladı. 🙂 Ama nasıl utandım anlatamam.

Fakat çok geçmedi, sıra yine bana geldiğinde Buse ve Bahar bir arkadaşımı aramamı istediler. Yine çok utandım ama ne olursa olsun yapacaktım. Neyse ki açmadı çünkü açsaydı şarkı sözlerinden çevrilmiş saçma sözler duyacaktı. 😀

Kızlar bu iş burada kalmaz dediler ve bu sefer de bir musical.ly dansımı instagram hikayemde yarım saat tutmamı istediler. Çok kötü bir video değildi hatta güzeldi bile ama bunu asla yapamazdım. (Çünkü böyle şeylerin paylaşılmasından utanıyorum. Yani içinde ben varsam böyle oluyor. 😀 ) İşte bunu yapamayacağım için yüzüme krem şanti yiyecektim. Kızların amacı da buydu zaten.

İşte suratıma krem şanti yemeden önceki son halim :

Korku dolu anlar…

Yüzünüze krem şanti geldiğinde hissettiğiniz ilk şey soğukluk oluyor. Sonra şekerin yoğunluğunu ve tadını algılıyorsunuz. Benim için çok da kötü bir deneyim sayılmazdı. Çünkü işin içinden en temiz ben çıkmıştım. Aynı şeyi Bahar’ a yapınca t-shirt ve halı da dahil her yeri krem şanti olmuştu. Buse’nin de saçları aynı şekilde idi. O yüzden kendimi şanslı hissediyorum. 😀

Saat 01.00 gibi cips almak için markete uğradık. Eve varınca da bir yandan sohbet ederek bir yandan da cipsleri yiyerek geceyi yarıladık. Daha sonra uyumayalım diye kahve içtik. Ama 15 dk sonra ben hariç herkes uyumuştu.

Şöyle bir düşününce gerçekten eğlendiğimiz bir gün olduğunu fark ediyorum. Tabii aralarda kısa süren tartışma vb. şeyler oldu ama bu da eğlencenin bir parçasıydı. İnsanın böyle arkadaşlara sahip olması güzel bir şey! Sizi seviyorum çocuklar!

Sevgiyle ve eğlenceyle kalın!

Belki hiçbir şey. Var olmakla meşgul...

4 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir